6subatdernegi.org

6 Şubat Sosyal Kültür Dayanışma Yardımlaşma Derneği

6 Şubat Sosyal Kültür Dayanışma Yardımlaşma Derneği, toplumsal dayanışmayı güçlendirmeyi, sosyal hizmetler yoluyla insanların yaşam kalitesini yükseltmeyi ve kültürel değerleri korumayı hedefleyen bir sivil toplum kuruluşudur.

Derneğimiz, insanların bir araya gelerek birlikte daha güçlü olabileceklerine inanır ve toplumun dezavantajlı kesimlerine yardım etmek için çeşitli projeler yürütür.

Book Cover
Book Title
Etiketler

#Deprem #Bornova

Kaynak

egesaati.com.tr

YAYINLANMA

12.02.2024 - 12:23

Basında 6 Şubat Sosyal Kültür Dayanışma Yardımlaşma Derneği

HABERLER YEREL YÖNETİMLER

Bornova Belediyesi, Türkiye'yi büyük bir yasa boğan 6 Şubat Depremi'nin yıl dönümünde hayatını kaybeden vatandaşları düzenlediği "Her Yönüyle Deprem Gerçeği" başlıklı farkındalık etkinliği ile andı. 6 Şubat Sosyal Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği işbirliği ile gerçekleşen etkinlikte panel ve anma konseri yer aldı.

Bornova Belediyesi Altındağ Atatürk Sivil Toplum Kuruluşları Yerleşkesinde düzenlenen etkinlikte D.E.Ü. Jeoloji Müh. Öğretim Üyesi Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir ve Eğitimci Yazar Selman Büyükaşık konuşmacı oldu. Sözbilir, katılımcılara 'Türkiye'de neden deprem oluyor?', 'Türkiye'nin deprem haritası ve fay hatları' gibi bir çok konuda bilgi verirken, Büyükaşık ise deprem eğitimlerini anlattı. Deprem konusunda halkın bilinçlenmesi önemine vurgu yaptı. Panel sonrası ise depremde hayatını kaybedenler anısına İzmir Devlet Türk Dünyası Dans ve Müzik Topluluğu'nun anma konseri gerçekleşti.

hurriyet.com.tr

Gözde Yener Birman Röportaj

Kaynak
01
Semir Rende: "İyilik ancak iyi insanların yapabileceği bir şeydir."

Dünyayı kişisel çabalar kurtaracak. O güzel yürekler birlik olacak, çoğalacak, zincirleme herkes birbirine ilham olacak, nefes olacak, umut olacak… 6 Şubat depremi ülkece açık yaramızdır. O günlerde herkes tek yürek oldu. Her şeyde olduğu gibi zaman sisli perdesini örttü. Halen daha yaralar kanıyor. O yaralara pansuman olmak için deprem gününden beri işini, ailesini ikinci plana koyup canla başla koşturan Semir Rende, daha kurumsal ilerleyebilmek adına ‘6 Şubat Sosyal Kültür Dayanışma Yardımlaşma Derneği’ni kuruyor. Bugüne kadar 55 bini aşkın giysi, 4 bin ayakkabı gönderen dernek, sadece geçen ay 850 koli yiyecek göndererek halen daha 201 tane konteyner kentte yaşam mücadelesi veren yüzbinlerce vatandaşımıza yardım ediyor. Eğitim bursundan gıdaya, eşyadan faturaya kadar her talebi karşılamaya çalışan 6 Şubat Sosyal Kültür Dayanışma Yardımlaşma Derneği Başkanı Semir Rende’ye, dernek çalışanları, gönüllüler ve yardımseverler olarak hepimizin destek vermesi gerekiyor. Yüzde Yüz İlham Veren Sohbetler’in ilham olmasını umuyorum.

BABA PARASI İLE OKUMADIM - Semir bey, Antakyalısınız ama yıllardır İzmir'de yaşıyorsunuz. İzmir hikayeniz nasıl başladı? SEMİR RENDE: Üniversitede İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’ne gittim. Sonra baktım benden matematikçi olmaz, ekonomiye ilgiliyim, Dokuz Eylül Üniversitesi Maliye Bölümü’ne geçtim. O zamandan beri İzmir'deyim. Hiçbir zaman baba parasıyla okuyan biri olmadım. Hep ‘hem okuyacağım hem de çalışacağım’ dedim ve kendi hayatımı kazanmaya o yaşlarda başladım. Üniversite 3. sınıftayken işletmemi kurdum. Gıda işindeyim, tiny house yapıyorum. 74 yılından beri Uzakdoğu sporlarıyla ilgileniyorum. 50 yıldır karate-do, son 15 yıldır taichi yapıyorum. Bunları felsefi içerikleriyle ele alıyorum ve bu konularla ilgili kitap yazdım.

- Hikayenin başladığı deprem gününe dönelim… Haberi ilk nasıl aldınız? SEMİR RENDE: Anımsarsınız, üniversite ara tatiliydi. Kızım Dokuz Eylül Konservatuvar’da okuyor. Kuzenlerini görmeye Antakya'ya gitmişti 4.25'te telefon çaldı. Kızım arıyor, ‘Deprem oldu, dışarıdayız… Ayağımızda, üstümüzde hiçbir şey yok. Çok soğuk ve müthiş bir yağmur var’ dedi. Sonra kardeşlerimi aradım. Benim orada geniş bir sülalem var. Baktım durum vahim. Kızımın olduğu bina büyük hasar gördü. Aynı gün ben araca ihtiyaç olabilecek her şeyi hazırlayarak yola çıktım. Ben burada 2000’de kurduğumuz Hataylılar Vakfı'nın kurucularından, eski yöneticilerindenim. Öğretmen çevrem, esnaf çevrem, herkese ulaştım. Kim ne destek olabiliyorsa toparladım. Battaniyeler, giyecekler, yiyecekler, araba başıma kadar dolmuştu. Şehre girdiğimdeki manzaradan korkmuştum. Öyle şeyler gördüm ki bu acının üstüne artık uzun süre acı hissetmeyeceğimi düşündüm… Yardım etmek istiyoruz, yarım metre aşağıdan ses geliyor ama o 1.5 metrelik betonu kaldırmamızın imkanı yok. Aletsiz, edevatsız insanları kurtarmak mümkün değildi. Yardım için 2 kilometrelik yere 3.5 saatte gidemedim. Her sokak yıkıntılarla doluydu. Altı gün boyunca sokakta üzerine basmayacağınız su birikintileri ile ellerimizi yıkadık.

- Kaç gün kaldınız? SEMİR RENDE: Ben ilk gittiğimde yedi gün kaldım, sonra İzmir'e döndüm. Üç gün sonra tekrar yola çıktım. O günlerde Türkiye gerçekten kenetlendi, çok büyük yardımlar toplandı. Ben oradayken her gün yardım yaptım. Artık nereden, hangi yoldan gidilir, nereden araç geçer belleğime almıştım. Gidilemeyen yerlere de bisiklet ve motor kullandırmaya başladım. Yardım yapılıyor ama nasıl biliyor musunuz? Bir bina var, çökmüş, önünde yardımları veriyorsunuz ama binanın arkasına dolaştığınızda yardımın oraya ulaşamadığını görüyorsunuz.

DEPREMDE MEKSİKA MODELİ - Defalarca deprem yönetmelikleri değişti, sizce ne yapmak gerek? SEMİR RENDE: Meksika'yı örnek almak lazım. Japonya çok uç olabilir ama sosyoekonomik olarak Meksika bize benziyor. Meksika'da 1985'ten beri ölümlü deprem yok. Geçmişteki depremlerden binaların nasıl yapılması ve afetlere nasıl hazırlanılması gerektiğini ortaya koydu.

BU ÜLKEYE BORCUMUZ VAR - Depremden sonra ‘6 Şubat Sosyal Kültür Dayanışma Yardımlaşma Derneği’ni kurdunuz. Bu kararı nasıl aldınız? SEMİR RENDE: Nisan ayının sonuna kadar bireysel olarak deprem bölgesine gittim geldim. Benim 36 kuzenim, dostlarım, dostlarımın aileleri öldü… Nisanda artık bu işi tek başıma yürütemeyeceğimin farkına vardım. Gücümün tükendiğini, yetişemediğim fark ettim. Hataylılar Derneği'nden ayrı deprem için bir dernek kurmam gerektiğini fark ettim. Yardım gönderen, Antakya'ya gidip gelen, bir bölümü Antakyalı, bir bölümü İzmirli arkadaşlarla görüştüm. ‘Türkiye’yi kapsayan bir dernek kuralım, ilk 1-2 yıl odağımız yardımlar olsun’ dedim. Ülkemizin bütün sorunlarına duyarlı bir dernek olsun ve bu konuda çalışıp bu ülkeye hizmet edelim istedik. Bu ülkeye borcumuz var, burası bizim yuvamız. 2.5 ay çalıştım, tüzüğü hazırladım ve derneği kurduk. Derneği kurduktan sonra her ay düzenli olarak, haftanın iki günü kahvaltılık gıda, giyim ne isteniyorsa onları toparlayıp gönderdik.

- Bugüne kadar ne gibi yardımlar yaptınız? SEMİR RENDE: 55 bini aşkın giysi, 4 bin ayakkabı gönderdik. Sadece geçen ay 850 koli yiyecek yolladık. 201 TANE KONTEYNER KENT VAR - Hala daha çadırlarda kalan insanlar var öyle değil mi? SEMİR RENDE: Çadırda kalan çok. Fakat insanların büyük bölümü konteynerlerde yaşıyor. Vali Mustafa Masatlı çok iyi niyetli bir insan. Çok çalışkan, elinden geleni yapıyor. 2023’te dernek olarak bir taslak hazırladık. Devlet kurumların hepsi, yerel yönetimler, belediyeler, kaymakamlıklar, muhtarlıklar dahil mahalli insanların ve halkın katılımı olmadan bu iş olmaz. Müthiş paralar harcandı. Hastane yapıldı, okullar onarıldı, sağlık ocakları kuruldu, altyapı yatırımları yapıldı ama insana dair çalışmalar da çok önemli. Şu an 201 tane konteyner kent var.

Author Name

6subatdernegi.org

Hakkımızda

Dernek kurucularımızın tamamı sosyal ve toplumsal duyarlılıkları ile empati duyguları yüksek, hukuktan, demokrasiden, eşitlikten, laiklikten, özgürlükten, adaletten, dayanışmadan, temel insan haklarından, üretimden, emeğe saygıdan yana yaşam ilkeleri olan ve bireysel yaşamlarında bu ilkeleri pratiğe yansıtan kişilerdir.

Her birimiz kişisel yaşamlarında iyiliğin, doğruluğun, demokrasinin, paylaşımın, dayanışmanın çeşitli şekillerdeki pratiğini tek tek uygularken 6 Şubat depreminde ve sonrasında bir araya gelerek güç birliği oluşturduk ve deprem bölgesine bir kurum kimliği olmaksızın defalarca yardımlar götürdük ve dağıttık.

6 şubat depremini sabah 04.25’te Hatay/Antakya’dan gelen bir telefonla haber aldığımızdan itibaren yüreğimiz orada atmaya başladı. Birkaç saat içinde depremin büyüklüğünü, şiddetini, kapsamını ve depremi yaşayanların içinde bulundukları zordan da öte koşullarını kavradıktan sonra hızla bir yardım aracı (Giysi, ayakkabı, battaniye, gıda, su) oluşturup İzmir’den Antakya’ya gitmek üzere yola çıktık. Antakya’ya vardığımızda gördüğümüz dehşet, insanların içinde bulunduğu dram, acı, yokluk ve çaresizlik gözyaşlarımızı gözlerimize hapsetmiş, yüreğimize unutulması güç acılar zerketmişti. Artçı depremlerin bazen birkaç dakikada bir, bazen yarım saatte bir devam etmesi korkumuzu sürekli kıldıysa da, bilincimiz yardıma gittiğimizi ve artık en önemli görevimizin her türden yardım olduğunu haykırıyordu. Oradaki tüm aile bireylerimizin, yakınlarımızın, dostlarımızın, tanıdıklarımızın yaşamını kökten değiştiren, evsiz, barksız, sokakta, soğukta kalmalarına neden olan ve ilk andan itibaren “bu yaraların sarılması uzun yıllar gerektirecektir” düşüncesini doğuran bir tablo gözler önündeydi.

Hava soğuk ve yağmur acımasızdı ve insanlar insansı dürtüleri ile yakınlarını enkazdan çıkarmak, kendi canlarını sağ tutmak dışında herhangi bir yere gidebilecek durumda değillerdi. Su kesik, elektrik kesik, telefon-internet kesik, evler yıkılmış, ayaklar çıplak, üst baş açık, çeşitli yaralar ve büyük acılarla açlık, susuzluk ve soğuk arasında yaşam savaşı verirken bir sokak arkada veya önde olan yardımlardan haberdar bile değillerdi.

6 Şubat’tan Mart’ın ilk haftasına dek İzmir-Antakya arasında üç ayrı yardım aracını tek tek kişilere ulaştırmak suretiyle dağıttık. Bölgede çeşitli sokak ve caddelerde biriken atıl duran her türden yardımları aldık ve yine ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık. Telefonla birçok dostumuzdan yardım topladık ve bölgeye getirtip orada yine kişilere ulaştırdık. Mahallelerde küçük dağıtım ekipleri oluşturarak çeşitli mahalle ve köylere ulaştık.

Mart’ın ilk haftasında bir gerçeği kavradık: Yardımlar giderek azalıyordu ve muhtemelen kısa süre içinde bitecekti. Oysa depremzedelerin yaralarının sarılması çok uzun süre gerektirecekti ve temel yaşamsal sorunları yardımlar kesildikten sonra daha yakıcı hale gelecekti. Yurt içinden ve yurtdışından çeşitli kurum ve kuruluşlar ellerinden geleni yapmakla birlikte Nisan ayına geldiğimizde kurum ve kuruluş sayısında ciddi azalma gözlemleniyordu.

Bireysel yardım yapabilecek kaynaklarımız tükenmişti. Oysa yardıma ihtiyaç duyanların sayısında azalma yoktu. Süreç içerisinde insanların ihtiyaçları çeşitlilik göstermeye başlamıştı. Bölgede sağlam bina neredeyse yok, barınak yok, gelir yok, su yok, elektrik bir var bir yok, iş yok, eğitim yok, para yok, tahrip olan sinirler çok, gelecek belirsizliği çok ve umut yok denecek kadar az. Fakat insan yaşamının sürmesi için gereken malzemeler de yok. Günde üç öğün yemek veren özel ve tüzel kişiler olmasa açlık ve hastalık kaçınılmaz.

Afetler karşısında toplumsal bilincimiz yetersizdi. Afete hazırlık, afet sırasında yapılacaklar ve afet sonrasında yapılacaklar konusunda sınıfta kalmıştık. Sivil insanlar olarak, tüm iyi niyetimize rağmen hazırlıksızlığımız ve cehaletimiz sonuçların ağırlaşmasına neden olmuştu.

Bireysel yerine Kurumsal çabanın gelişen sorunlar karşısında daha olumlu sonuç oluşturacağı ve hem ihtiyaç duyulan yardımların sağlanması hem de oluşan yeni çeşitli sorunlar karşısında destek olmak üzere bir kurum kimliğinin oluşturulması düşüncemiz oluştu. Bir dernek kurma düşüncesi böyle oluştu. Fakat derneğimiz yalnız bir yardım derneği olmamalıydı. İhtiyaç sahiplerine yardım etmek sürdürülürken aynı zamanda toplumumuzda afet bilincinin oluşturulması, sivil ve kamu nezdinde bu bilincin eş güdümlü gereklerinin yapılması, arama-kurtarma, afet sonrası yerleşim ve insanların yaşamlarının tarihe, coğrafyaya, kültüre, geleneğe ve yeniliğe açık olarak sürdürülmesinin sağlanması, toplumda dayanışma, yardımlaşma kültürünün bir disiplin ve bilinç içinde sürdürülmesi, afet yasalarının Hukuksal bağlamda geleceği şekillendirmek üzere yenilenmesi, kent kültürünün buna göre biçimlendirilmesi, iyi insanların birbirlerine güvenlerinin ve toplumda güven duygusunun pekiştirilmesi, insan hakları, hayvan hakları ve doğaya saygı dahil tüm bu alanların iç içe ve birbirleriyle etkileşim içinde olduklarından hareketle uzun vadeli ve kapsayıcı bir dernek oluşturmamız ve uzun vadeli çalışmamız gerekecekti.

Ülkemizde depremzedeler dışında da yardıma muhtaç on binlerce insanımız var. Derneğimiz İyilik, dayanışma duygusunu bilinçle buluşturmaya çalışırken ihtiyaç sahibi her vatandaşımıza da yardım götürmeli, yaşamına katkı sunmalıydı. Bunu yaparken toplumumuzun kültürel alt yapısının gelişmesine, temel hakların ve vatandaşlık bilincinin yaygınlaşmasına da katkı sunmalıydı. Bireysel olarak yardımda bulunan çeşitli arkadaşlar bir araya geldik. Gücümüzü birleştirerek topluma hizmet etmenin, ihtiyaç sahiplerine kurumsal kimlikle ulaşmanın daha olumlu sonuçlar doğuracağı düşüncesiyle derneğimizi kurduk. Bu güne dek İzmir’deki depremzedelere ve çoğunluğu Hatay/Antakya-Defne-Samandağ-Kırıkhan olmak üzere daha azı Adana ve Maraş dahil depremzedelere Kahvaltı Kolileri, hijyen malzemesi, Giysi, ayakkabı, Su, Bilgisayar, Kitap vb. yardımları direk üstünde kişi adları yazılı olan koliler şeklinde kesintisiz olarak gönderdik ve hala göndermeyi sürdürüyoruz.

Ayrıca birçok proje başlığı ve taslağı hazırladık.

Henüz yolun başındayız, yolumuz uzun.

Dernek bünyesinde “Organizasyon Kurulu”, “Hukuk Kurulu”, “Eğitim Kurulu”, “Bilim Kurulu”, “Burs Kurulu”, “Sanat ve Tarih Kurulu”, “Arama-Kurtarma Kurulu”, “Sağlık Kurulu”, “Ekonomi Kurulu” oluşturmak ve yol aldıkça etkide bulunabileceğimiz her alanda çeşitli kurullar oluşturarak ülkemize hizmet etmeyi hedefliyoruz. Afet bilincinin gelişmesi, kültürel düzeyimizin, eğitim sistemimizin, demokrasimizin ilerlemesine, vatandaşlık bilincinin geliştirilmesine, adaletin, eşitliğin, kadın ve çocuk haklarının sağlanmasına ve toplumuzda dayanışma-yardımlaşma duygularının disiplinli bir bilince dönüşmesine katkı sunmak istiyoruz.

Bunun için sivil toplum kuruluşlarıyla, üniversitelerle, aydınlarla, okullarla, kurumlarımızla işbirliği ve güç birliği yaparak çeşitli projeler oluşturmayı hedefliyoruz.

Bir yandan ihtiyaç sahiplerine yardımlarımız sürerken bir yandan toplumsal projelerimizle ülkemizdeki sorunların giderilmesi üzerine ulusal ve yerel projeler üzerine çalışıyoruz. Ülkemizin iyiliksever, duyarlı aydın insanlarının aramıza katılması, destek olması, bilgi paylaşması, etkinliklerimizde yer alması, bağış yapması bizi onurlandırmakla birlikte, umudumuzu ve gücümüzü arttıracaktır. Kuruluş amacı itibariyle ortak zeminde buluşmamızın olası olduğu her sivil kuruluş ile ortak projelerde çalışmaya ve platform oluşturmak da bizi mutlu edecektir. Yüreği ve aklı iyilikle dolu herkesi sevgi ve saygıyla selamlıyoruz.

KURUCULARIMIZ

  • Semir Rende (Gıda üreticisi)-Başkan
  • Banu Özkaya Yetiş (Eczacı)-Başkan Yardımcısı
  • Selma Cengiz Rende-(Emekli Bankacı)-Sayman
  • Özgür Ekin Çakır-(Sosyolog)-Yön.Kur.Üyesi
  • Kedir Buldu (Gıda işletmecisi)-Yön.Kur.Üyesi
  • Nedim Çiçek-(İhracatçı)-Üye
  • Önder Avcı- Eğitim Kurumu Yöneticisi-Üye

TÜZÜK MADDE 2: DERNEĞİN AMAÇLARI

"

Ülkemizde 06 Şubat 2023 tarihinde olan depremde ve bu tarihten sonra oluşabilecek deprem, sel, yangın, heyelan, tsunami vb. doğal afetler ile insan kaynaklı Baraj, Su baskını, nükleer vb. afetler ile öngörülemeyen çeşitli afetler ve savaş sonucu zarar gören kişilere giyim, beslenme, barınma, taşınma, ulaşım, iletişim, eğitim, sağlık, Hukuk, ceza, tazminat, sigorta, proje, sosyal, kültür vb.her konuda ayni ve nakdi yardımlar dahil olmak üzere her tür destekte bulunmak ve rehberlik, danışmanlık yapmak, gerektiğinde temsil etmek.

#1
"

Afetlere karşı korunmak üzere toplumsal bilincin oluşturulması ve toplum devlet ilişkilerinin uyumlu, koordineli ve bütünleyici olabilmesi için özel ve tüzel her kişi, kurum ve kuruluşla ilişkiler kurmak, işbirlikleri oluşturmak, projeler geliştirmek, mevcut projelere katılmak veya destek vermek, platformlar oluşturmak.

#2
"

Her tür afete hızlı müdahale ve etkili mücadele edebilecek uzman ekipler oluşturmak, bunları eğitmek, donatmak, görevlendirmek ve yönlendirmek. Bu ekiplerin Afet bölgelerinde merkezi ve yerel idarelerle uyumlu ve koordineli çalışmasını sağlamak üzere gerekli altyapıyı oluşturmak. Afetlere müdahale için gereken araç-gereç, teçhizat, ekipman, alet, makine vb.her tür teknik gerekleri sağlamak.

#3

Vatandaşlık ve ve insan hakları, çocuk hakları, kadın hakları, hayvan hakları, çevre ve ekolojik denge konularında duyarlılığı arttırmak, bilinci geliştirmek üzere çalışmalar yapmak. Konularla ilgili özel ve resmi kurum ve kuruluşlarla, Belediyelerle, Üniversitelerle, bu alanlarda hizmet veren her tür kuruluşla, Barolar, okullar, Odalar ve Sivil Toplum Kuruluşlarıyla işbirliği, güçbirliği, platformlar, ortaklıklar dahilinde veya bağımsız olarak etkinlikler, çalışmalar yapmak, projeler geliştirmek.

#5

Ülkemizde sosyal güven ve dayanışma-yardımlaşma duygusunun geliştirilmesine, haklara saygıyla yaklaşan iyi insanların çoğalmasına ve nitelikli toplum oluşmasına katkı sağlamak üzere çalışmalar yapmak. İhtiyaç sahibi insanlara her tür yardım ve destekte bulunmak. Sürdürülebilir yeni işbirlikleri, güçbirlikleri oluşturarak bilimsel bilgi temelinde uygulanabilir projeler geliştirmek ve yaygınlaştırmak.

#4

Neler Yapıyoruz?

BUGÜNE DEK YAPTIKLARIMIZ

Kuruluşumuzdan bugüne bize ulaşan her ihtiyaç sahibine, olanağımız ölçüsünde ihtiyaçlarını gidermek veya destek olmak çalışmaları yürüttük hala da, devam ediyoruz.

Öncelikle 6 Şubat depremi mağdurlarının kişiye özel Erzak-Gıda kolisi, Kahvaltı Kolisi, Hijyen (Kağıt havlu, Tuvalet Kağıdı, Katı Sabun, Sıvı Sabun, Islak mendil, Peçete, Kadın Pedi (Gece ve Normal), bebek bezi, Diş macunu, diş Fırçası), Giysi –İç çamaşır-Çorap, Ayakkabı-Terlik, Su, Bilgisayar, İlaç-Krem, Psikolojik danışmanlık, İş bulma-iş kurulmasına destek, Nakit yardımı, Ev eşyası Yardımı, Hukuksal danışmanlık, Kedi-köpek mamaları, Konularında destek olduk, olmaya devam ediyoruz.


Bu konularda önceliği deprem bölgelerinde yaşayan ve İzmir’e yerleşen depremzedelere vermekle birlikte ihtiyaç sahibi olup depremzede olmayanlara da olanaklarımız ölçüsünde destek olmaya gayret ettik. Bugüne dek toplamda 800’ü aşkın aileye el uzattık.


Yardımlarımızın tamamını kişiye özel hazırlanmış olarak ve kişi adına yazılı olarak direk kişinin almasını sağlayacak şekilde ulaştırdık. Kahvaltı kolisini standart şekilde hazırlasak da, giysi ve ayakkabılar kadın-erkek-genç-çocuk ayrımı yapılarak ve kişilerin beden ve ayak numarasına uygun olarak hazırlayarak gönderdik. Amaca hizmet etmeyen hiçbir şey göndermedik. Öğrencilere nakit eğitim desteğinde bulunduk. Bugünden sonra da desteklerimiz sürecektir.

Çalıştığımız projelerimiz

1) Ağustos ayında deprem bölgesindeki su ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlamak üzere, depo sularını içilemeyen şebeke sularından sağlamak üzere öncelikle 4 ayrı mahalleye, her mahalleye bir depo kurarak, içilemeyen suları tam donanımlı bir arıtma sisteminden geçirerek günde 263 damacana(5.000 lt/gün) su kapasiteli su depoları kurmak üzere çalışıyoruz. Olanaklarımız ölçüsünde su ihtiyacı olan diğer mahallelere de yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.

2) Ekim ayında eğitim-öğretim sürecinin başlamasıyla birlikte, öncelik depremzedeler olmakla birlikte eşzamanlı ve eşfırsatlı olarak yoksul ailelerin başarılı çocuklarına “Eğitim Bursu” vermek üzere hazırlıklar yapıyoruz.

3) Kış aylarına yönelik, ihtiyaç sahiplerine battaniye, soba, kömür, kışlık giysi-ayakkabı sağlamak üzere zemin oluşturma çalışmaları yapıyoruz.

Finans kaynaklarımız

Bugüne dek yaptığımız yardımların ve çalışmaların önemli bir bölümü Dernek Kurucularımız ve iyiliksever, yardımsever kişilerin derneğimize veya direk ihtiyaç sahiplerine yaptıkları bağışlarla karşılandı. Tüm bağışçı ve destekçilerimize minnet ve teşekkür borçluyuz. İyiliksever ve özverili bu insanlar sayesinde insanlığa ve geleceğe dair umutlarımız tazeleniyor. Yardım ettiğimiz insanların gözlerindeki umut ışıltısı ile tebessümleri bize güç katıyor.

İnanıyoruz ki, insanlık, iyi, dürüst ve özverili insanların birlikteliği ve çabası ile daha iyiye gidecektir.

Derneğimize yapılan her bağış gerçek ihtiyaç sahibine özenle ve dikkatle ulaştırılmaktadır.

Bu bağlamda her iyiliksever insanı derneğimize bağış yapmaya, katkı sunmaya ve yaşam umudunu büyütmeye, iyiliğin yayılmasına katkı sunmaya davet ediyoruz.

6 Şubat Sosyal Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği
Burs Başvuru Formu (2026)
Son Başvuru 05.10.2026

Başvuru Formuna Git